Daha öncesinde detaylıca bir istatistiğini çıkarıp kalem kalem açıkladığım bir yazıyı, veriyi tekrar toplayıp işlemeye erindiğim için, çok daha kısa bir şekilde tekrar yazmak istedim. Konumuz, Türkiye “Süper” Ligi şampiyonlukları, sorumuz “şampiyonlar ve ikinciler, toplanabilecek maksimum puanın yüzde kaçını toplayarak şampiyon veya ikinci oldular”?
Aşağıdaki en basit analizde işlediğim veriyi iki şekilde daralttım:
-
- Üç puanlı sistemin öncesini hariç tuttum. Türkiye, üç puanlı sisteme 87-88 sezonunda geçmiş, yani 1988-2025 arasındaki 38 sezona bakacağız.
- Puanları değil maksimum puana yüzdelik oranları aldım çünkü kimi sezonlar daha fazla takım var, kimi sezon daha az. Yüzdelik karşılaştırma, bu farklılıkları normalleştirmeye yarıyor.
Önce verimizi koyalım, sonra inceleyelim:
| Sezon | Şampiyonun Puanı | İkincinin Puanı | Maksimum Puan | Şampiyonun Yüzdelik Puanı | İkincinin Yüzdelik Puanı |
| 1987-1988 | 90 | 78 | 114 | 78.95% | 68.42% |
| 1988-1989 | 93 | 83 | 108 | 86.11% | 76.85% |
| 1989-1990 | 75 | 70 | 102 | 73.53% | 68.63% |
| 1990-1991 | 69 | 64 | 90 | 76.67% | 71.11% |
| 1991-1992 | 76 | 71 | 90 | 84.44% | 78.89% |
| 1992-1993 | 66 | 66 | 90 | 73.33% | 73.33% |
| 1993-1994 | 70 | 69 | 90 | 77.78% | 76.67% |
| 1994-1995 | 79 | 76 | 102 | 77.45% | 74.51% |
| 1995-1996 | 84 | 82 | 102 | 82.35% | 80.39% |
| 1996-1997 | 82 | 74 | 102 | 80.39% | 72.55% |
| 1997-1998 | 75 | 71 | 102 | 73.53% | 69.61% |
| 1998-1999 | 78 | 77 | 102 | 76.47% | 75.49% |
| 1999-2000 | 79 | 75 | 102 | 77.45% | 73.53% |
| 2000-2001 | 76 | 73 | 102 | 74.51% | 71.57% |
| 2001-2002 | 78 | 75 | 102 | 76.47% | 73.53% |
| 2002-2003 | 85 | 77 | 102 | 83.33% | 75.49% |
| 2003-2004 | 76 | 72 | 102 | 74.51% | 70.59% |
| 2004-2005 | 80 | 77 | 102 | 78.43% | 75.49% |
| 2005-2006 | 83 | 81 | 102 | 81.37% | 79.41% |
| 2006-2007 | 70 | 61 | 102 | 68.63% | 59.80% |
| 2007-2008 | 79 | 73 | 102 | 77.45% | 71.57% |
| 2008-2009 | 71 | 66 | 102 | 69.61% | 64.71% |
| 2009-2010 | 75 | 74 | 102 | 73.53% | 72.55% |
| 2010-2011 | 82 | 82 | 102 | 80.39% | 80.39% |
| 2011-2012 | 77 | 68 | 102 | 75.49% | 66.67% |
| 2012-2013 | 71 | 61 | 102 | 69.61% | 59.80% |
| 2013-2014 | 74 | 65 | 102 | 72.55% | 63.73% |
| 2014-2015 | 77 | 74 | 102 | 75.49% | 72.55% |
| 2015-2016 | 79 | 74 | 102 | 77.45% | 72.55% |
| 2016-2017 | 77 | 73 | 102 | 75.49% | 71.57% |
| 2017-2018 | 75 | 72 | 102 | 73.53% | 70.59% |
| 2018-2019 | 69 | 67 | 102 | 67.65% | 65.69% |
| 2019-2020 | 69 | 65 | 102 | 67.65% | 63.73% |
| 2020-2021 | 84 | 84 | 120 | 70.00% | 70.00% |
| 2021-2022 | 81 | 73 | 114 | 71.05% | 64.04% |
| 2022-2023 | 88 | 80 | 108 | 81.48% | 74.07% |
| 2023-2024 | 102 | 99 | 114 | 89.47% | 86.84% |
| 2024-2025 | 95 | 84 | 108 | 87.96% | 77.78% |
Özellikle şampiyon ve ikinci takımları eklemedim ki tartışma çıkmasın. Gerektiği yerde anabilirim.
Şimdi verilerimize bakmaya başlayalım.
- 1993, 2011 ve 2021’de ilk iki takımın puanları eşit. Yani 3/38 sezonda şampiyonu averaj belirlemiş.
- En büyük farklar 1988 ve 2025’te, yani üç puanlı sistemin ilk ve son sezonlarında gerçekleşmiş. Bu beş sezonu hariç tuttuğumuzda, ortalama %4.73 (34 maçlık sezonda 102 puandan hesapla 4.83 puan) fark olmuş.
- En “ucuz” şampiyonluklar, yani en düşük puanla gerçekleşenler, hep 2007 ve sonrasında olmuş. 2007’de %68.63, 2009’da ve 2013’te %69.61, 2019’da ve 2020’de %67.75 puanla şampiyon olunmuş. 2021’de bunu %70 izlemiş.
- Son iki sezonu hariç tuttuğumuzda, şampiyonluk için gereken puan yüzdesi kabaca %76. Toplam sekiz sezonda bu puan aşılmasına rağmen ikinci olunmuş: 1989 (%76.85), 1992 (%78.89), 1994 (%76.67), 1996 (%80.39), 2006 (%79.41), 2011 (%80.39) ve son iki 2024 ve 2025 sezonları.
Gollere, averajlara, beraberlik ve mağlubiyet yüzdelerine… girmiyorum. Bu dört veri, bize genel bir tablo çiziyor. Şimdi başka bir tabloya bakalım: Galatasaray’ın en şaşaalı döneminde (1996-2000), ortalama %76.96 puan toplanmış. En düşük %73.53, en yüksek (ve ilk sezonda) %80.39. Okan Buruk dönemindeyse ortalama %86.31, kendisinden önceki hiçbir sezonda hiçbir şampiyonun tutturamadığı bir yüzde, ve haliyle ilkini hariç tuttuğumuzda yakalanması imkansız bir rekor. Galatasaraylılar sanki kendisine haksızlık mı yapıyor, nedir?
Bu haksızlığı göstermek için, bazı başka verilere bakalım.
| Sezon | İspanya | İngiltere | İskoçya | İtalya | Fransa | Almanya | Hollanda | Portekiz |
| 2024-2025 | 77.19% | 73.68% | 80.70% | 71.93% | 73.68% | 80.39% | 77.45% | 80.39% |
| 2023-2024 | 83.33% | 79.82% | 81.58% | 82.46% | 66.67% | 88.24% | 89.22% | 88.24% |
| 2022-2023 | 77.19% | 78.07% | 86.84% | 78.95% | 74.56% | 69.61% | 80.39% | 85.29% |
| 2021-2022 | 75.44% | 81.58% | 81.58% | 75.44% | 75.44% | 75.49% | 81.37% | 89.22% |
| 2020-2021 | 75.44% | 75.44% | 89.47% | 79.82% | 72.81% | 76.47% | 86.27% | 83.33% |
| 2019-2020 | 76.32% | 86.84% | 72.81% | 80.39% | 80.39% | |||
| 2018-2019 | 76.32% | 85.96% | 76.32% | 78.95% | 79.82% | 76.47% | 84.31% | 85.29% |
| 2017-2018 | 81.58% | 87.72% | 71.93% | 83.33% | 81.58% | 82.35% | 81.37% | 86.27% |
| 2016-2017 | 81.58% | 81.58% | 92.98% | 79.82% | 83.33% | 80.39% | 80.39% | 80.39% |
| 2015-2016 | 79.82% | 71.05% | 75.44% | 79.82% | 84.21% | 86.27% | 82.35% | 86.27% |
| 2014-2015 | 82.46% | 76.32% | 69.30% | 76.32% | 72.81% | 77.45% | 86.27% | 83.33% |
| Ortalama | 78.79% | 79.82% | 80.61% | 78.15% | 76.49% | 79.41% | 82.94% | 84.40% |
Sondan başlayalım. Sporting Lisbon’u şampiyon yapan Amorim, şu anda berbat durumda da olsa adı yeten Manchester United’ın başında. Porto’da çok iyi işler yapan Sérgio Conceição, Milan’a gitti. Feyenoord’u şampiyon yapan Arne Slot Liverpool’un başına geçti. Xabi Alonso, Leverkusen’den Real Madrid’e giderken Guardiola, Bayern’den Manchester City’ye gitti. Celtic’i şampiyon yapan Brendan Rodgers, Celtic’ten Leicester’a gidip geri döndü, Rangers’ı şampiyon yapan Steven Gerrard ise bir sezonluk Aston Villa macerasından sonra parayı seçip Arabistan yollarına düştü. Celtic’i şampiyon yapan Postecoglou, Tottenham’la Avrupa şampiyonluğunu kaçırmasının ardından küme düşüp Nottingham Forest’la anlaştı. Yeşillerin, ortalamanın görece üstünde olanların tümünü andığımı sanıyorum, anmadıklarım varsa onlara da kendiniz bakabilirsiniz.
İlginç bir şey daha görüyoruz: Bu sekiz ligde, puanların %80.08’ini toplamak, kabaca şampiyonluk için yetiyor. İlk beş ligde bu %78.53’e düşüyor. Türkiye’de, son iki sezonu hariç tuttuğumuzda, son 11 sezonda %72.90 olan ortalama, yukarıda da andığım üzere, %75.95 oluyor. Yani bizim ligimiz, kabaca Fransa ligine benziyor. Rangers-Celtic ikilisinin ligi silip süpürdüğü İskoçya’da, PSG’nin “tek gerçek” olduğu Fransa’da, Ajax-PSV-Feyenoord üçlüsünün domine ettiği Hollanda’da, Bayern Münih imparatorluğu olan Almanya’da… yani bize anlatılmaya çalışılan “Fenerbahçe ve Galatasaray uçtu, iki takımlı lig” denilen yerlerde bile bizdeki gibi bir durum yok.
Bunlar büyük ligler. Bir de “bizimkinin yanında hiçbir şey” olan daha küçük liglere bakalım.
| Sezon | Hırvatistan | Yunanistan | Polonya | Rusya | Ukrayna |
| 2024-2025 | 60.19% | 78.13% | 68.63% | 74.44% | 77.78% |
| 2023-2024 | 75.93% | 74.07% | 61.76% | 63.33% | 78.89% |
| 2022-2023 | 75.00% | 76.85% | 73.53% | 77.78% | 80.00% |
| 2021-2022 | 73.15% | 76.85% | 72.55% | 72.22% | |
| 2020-2021 | 78.70% | 83.33% | 71.11% | 72.22% | 83.33% |
| 2019-2020 | 74.07% | 84.26% | 62.16% | 80.00% | 85.42% |
| 2018-2019 | 85.19% | 88.89% | 64.86% | 71.11% | 86.46% |
| 2017-2018 | 67.59% | 77.78% | 63.06% | 66.67% | 78.13% |
| 2016-2017 | 81.48% | 74.44% | 65.77% | 76.67% | 83.33% |
| 2015-2016 | 78.70% | 94.44% | 65.77% | 72.22% | 89.74% |
| 2014-2015 | 81.48% | 76.47% | 63.06% | 74.44% | 84.62% |
| Ortalama | 75.59% | 80.50% | 66.57% | 72.83% | 82.77% |
Olimpiyakos’u uçuran Marco Silva, bu efsanevi şampiyonluktan sonra İngiltere’ye kapağı attı. PAOK’ta iyi işler yapan Răzvan Lucescu oradan Arabistan’a gittiyse de geri aynı takıma döndü. Kızıl Yıldız’ın başındaki Vladan Milojević, pek parlak olmayan geçmiş kariyeri nedeniyle, hala yerinde duruyor. Dinamo Kiev’i uçuran Rebrov iki Arabistan arası Ferencvaros yaptı, oradan Ukrayna milli takımının başına geçti. Daha fazlasını eklemeye üşeniyorum, ilginizi çekiyorsa kendiniz yapabilirsiniz. Sadece teknik direktörlerden bahsetme sebebim de kadroları açıp transferlere tek tek bakmaya erinmem. İlgilisi kendisi bakabilir.
Türkiye, şeylere büyük isimler verip içini bomboş bırakmakta mahir bir ülke. Mesela, eskiden Çocuk Esirgeme vardı, şimdi Sevgi Evleri var. Kadın Sığınma / Mor Çatı kesmeyince Kadın Konukevleri çıktı. Adliyeler gitti, adalet sarayları geldi… İsimler hep büyük, içlerindeyse içini ismi kadar dolduran bir şey bulamıyoruz. Türkiye “Süper” Ligi de farksız. Öyle süper bir lig izliyoruz ki beş dakika, yalnızca beş dakika boyunca yerde yatmayan oyuncu olduğu zaman hepimiz başımızı göğe çevirip İsrafil’in surunu dinleyeceğiz. Tam seviyemizde süperlik mi, Süper Lig seviyemiz mi?
Burada iki şeyi sormak gerekiyor:
- 2023’ten sonra ne oldu da birden ülke tarihinde görülmemiş puanlar toplanır oldu? Yukarıda İspanya ve İngiltere’de şampiyonların topladığı puanlar var. Real Madrid, Barcelona, Manchester City ve Liverpool’un dahi kötü gününün olduğu bir dünyada, Allah hakkı için, Galatasaray’ın hiç kötü gününün olmaması normal mi?
- Özellikle son iki senede Fenerbahçe ve Galatasaray’ın (ekstradan) harcadığı yüzlerce milyon milyor dolar yuro nereden geliyor? Her sene yok vergi affı yok arazi bilmem neleri, bunlara alışkınız ama hele ki bu son iki senedir neler oluyor? Ali Koç’un seçimden önce çıktığı yayınlarda verdiği beyanattan bir fikir ediniyoruz fakat, fakattan sonrasını söylemeyeyim ki başım belaya girmesin. Son sene Beşiktaş’a da bir kredi açılmış. Futbolumuz ne de güzel gelişiyor, değil mi? Avrupa Liginden elenip sonra Konferans Liginden de elenmek, azıcık koşabilen her takımdan üçer beşer yemek, 250-300 milyon kadro değerlerinden bahsedip, kendi takımımdan örnek vereyim, Talisca’ya eder olarak belki 20 milyon belirlemek ama belki 5 milyona bile satamamak… Tam bizlik işler.
Sorular aslında artabilir, zaten soranlar da var, fakat ben burada bırakıyorum çünkü çoktan haddimi aştım.
